Osmanlı Tarihi

BUDİN

Osmanlı Devleti’nin Macaristan’daki eyâletinin merkezi ve şimdiki Budapeşte’nin bir bölümünü meydana getiren kısım. Tuna’nın batı kıyısında bulunan kısmına Budin veya Buda; doğu kıyısındaki kısma ise, Peşte denirdi. Buda ve Peşte’nin kuruluş târihleri belli değildir. Mîlâttan önce bölgeye gelen Keltler tarafından Ak-ink (Bol su) ismiyle kurulan Budin, M.S. ikinci asırda Romalılar tarafından işgal edilince, Aquincum ismini aldı. Romalılar zamanında büyük gelişme gösteren şehir, bir köprü ile karşı kıyıya bağlandı.

ANADOLU EYÂLETİ

Osmanlı Devleti’nin iki önemli taşra teşkilâtından biri. Dâima vezir rütbesinde Beylerbeyi tarafından idare edilirdi. Protokolde; Mısır, Budin ve Rumeli eyâletlerinden sonra dördüncü sırada yer almaktaydı. Rumeli eyâletinin 1362 senesinde kurulmasından sonra, 1393’de de Anadolu eyâleti kuruldu. Eyâletin merkezi önceleri Ankara idi. Yıldırım Bâyezîd Han 1393’de Kara Tîmûrtaş Paşa’yı Ankara’ya Anadolu vâlisi olarak tâyin etti.

ZİYÂ PAŞA

Tanzîmât devri yazar, şâir ve devlet adamlarından. Esas ismi Abdülhamîd Ziyâüddîn veya Abdülhamîd Ziyâ’dır. 1825 yılında İstanbul’da Kandilli’de doğdu. Babası Galata gümrüğünde kâtib olarak vazîfe yapan Erzurumlu Ferîdüddîn Efendi, annesi ise, Itır Hanım’dır. İlk tahsîline Kandilli’de başladı. Daha sonra Süleymânîye’deki Mekteb-i ulûm-ı edebiyye’ye devam etti. Husûsî hocalardan Arabça ve Farsça öğrendi. On yedi yaşına geldiği zaman mektebi bitirdi. Sadâret Mektûbî odasında ilk devlet me’mûriyetine girdi. Bu kalemde iken devrin büyük münşîleri ve şâirleri ile tanıştı.

GANÎMET

Harpte kâfirlerden zorla alınan mal. Lügatte, çalışıp yorulmadan elde edilen sey, düşmandan alınan mal mânâlarına gelir. Cem’i yâni çoğulu ganâim ve megânim’dir. Ganîmet önceki ümmetlere helâl değildi. Bundan faydalanma sâdece Peygamber efendimiz ve ümmetine helâl kılındı. Nitekim Enfâl sûresi 69. âyet-i kerîmesinde meâlen; “Şimdi elde ettiğiniz ganimetten helâl ve hoş olarak yiyin” buyrulmuştur. Peygamber efendimiz de; “Ganimetler bana helâl kılındı. Benden önce hiç kimseye helâl kılınmadı” buyurmuşlardır.

GÂZİ OSMAN PAŞA

Doksanüç harbi diye meşhur olan Osmanlı-Rus savaşında (1877-1878) Plevne cephesinin ünlü kumandanı. Tokatlı olup Yağcıoğlu âilesindendir. 1832 yılında doğan Osman Paşa’nın, babası İstanbul’da olduğu için, ailesi de oraya göçtü. Sıbyân mektebinde okuduktan sonra, Beşiktaş’daki askerî rüştiyede (ortaokulda), daha sonra da Kuleli Askerî İdâdisi’nde (lisesinde) okudu. Derece alarak bu mektebi bitiren Osman Paşa, Harbiye’de okumaya başladı. İkincilikle diploma alıp Harb Akademisi’ne girdi.

MEZOMORTO HÜSEYİN PAŞA

On yedinci yüzyılın ikinci yarısında deniz muhârebelerindeki kahramanlıklarıyla meşhur, denizcilik târihimizin mühim şahsiyetlerinden Osmanlı kaptân-ı deryası. İsmi, Hüseyin’dir. Gençliğinde Venediklilerle yaptığı bir deniz muhârebesinde sekiz-on yerinden yaralanıp öldüğü sanılırken, iyileşmesi üzerine Venedikliler tarafından kendisine Mezomorto (yarı ölü) lakabı verilmiş ve sonradan bütün Akdeniz’de bu sıfatla anılmıştır. Bâzı kaynaklarda Mağribli olduğu kaydedilirse de doğum yeri ve târihi kesin bilinmemektedir.

Subscribe to RSS - Osmanlı Tarihi